bahadirarcan39@gmail.com

TEKLİF AL
Sokak Fotoğrafçılığı
Buradasınız: Anasayfa / Blog
28 Haziran 2022, Salı
Sokak Fotoğrafçılığı
Hayatı doğal akışında fotoğraflamak...
Sokak Fotoğrafçılığı

Siyah beyazı çok seviyorum fotoğrafta. Özellikle de sokak fotoğrafçılığında. Bir de dramatik bir ışık vermişsem fotoğraf işleme aşamasında değmeyin keyfime. Şimdi diyeceksiniz ki "Hangimiz sevmiyoruz siyah beyaz fotoğrafı?"...Aslında fotoğrafı siyah beyaz sevmemiz çok normal. Çünkü fotoğrafın tarihi bu şekilde başlamış. Belleğimize bu şekilde kodlanmış. Siyah beyaz ve grenli. Greni bile yakıştırır olmuşuz fotoğrafa. Günümüzde halen bilgisayar başında fotoğraf düzenlerken fotoğrafı siyah beyaza çevirip bir de üstüne gren eklemiyor muyuz ? Peki neden renkli fotoğraflarımıza gren eklemiyoruz ? Çünkü böyle bir kodlama belleğimizde yok. Siyah beyaz fotoğraflar daha bir yaşanmışlık hissini arttırıyor bende. O yüzden belki de en çok yaşanmışlığın üst seviye olduğu sokak fotoğrafçılığına yakışıyor. 

Sokak fotoğrafçılığının en güzel ve benzersiz yanlarından biri tekrarlanabilmesinin imkansıza çok yakın olması. Sokak sürekli bir değişimin içinde. Barındırdığı insanlar, yaşamlar, duygular, ışık, kısaca her şey değişiyor. Ve bu durum aslında işi çok daha heyecanlı ve keyifli bir hale getiriyor. Keşiflerin hiç bitmediği bir yolculuk...Muhteşem değil mi?

Ruhlarımız için adeta bir terapi kaynağı sokak fotoğrafçılığı. Tabii diğer fotoğrafçılık alanlarında da olduğu gibi. Ama sanki bunda biraz daha fazla...Aynı zamanda çok keyiflidir  sokak fotoğrafçıları. Yüzlerinde huzur hemen yerini alır. Fotoğrafın peşinde koşarken bir yandan da zihinlerinde çalan müzik kendilerine eşlik etmektedir. Kimisinde yeni duyduğu ve diline dolanan, popüler olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bir şarkı, kimisinde de çok çok eskilerden günümüze ulaşmayı başarmış ve ölümsüzlüğünü ilan etmiş bir şarkı...Deklanşöre basarken bu şarkıları zihninde dinlemeyi bırakıp mırıldanarak söylemeye başlayanlar bile olur...

Kendini ifade etme adına sokak fotoğrafçılığı çok farklı bir boyut kazandırır fotoğrafçıya. Sınırsız bir kaynak gibi düşünebiliriz bunu. Bu sınırsız kaynakta hep bir arayış içindeyizdir. Sokak fotoğrafçılığı başlı başına bir arayıştır zaten. Bazen bir duyguyu ararız...Bazen aksiyon, zıtlık ya da bir mesaj...Bu örnekleri çoğaltmak tabii ki mümkün. Çevremizde her şey hızlı bir şekilde değişmekte. Hayatın akış prensiplerindendir bu. Biz de bu hıza ve akışa ayak uydurmak durumundayız. Hızlı olmamız gerek. Hızdan bahsetmişken dün bir arkadaşımla sohbet ederken "festina lente" diye daha önce hiç duymadığım Latince bir şey yazdı bana. Hemen yazdım merakla google amcaya..."Yavaşça acele et" demekmiş. Çok hoşuma gitti bu söz. Hayatın her anına uyarlanabilir...Önceliğimiz "an"ı yakalamak. Gözlemlemek ve herkesten farklı görüp yorumlamak en büyük artımız olabilir. Sabır da tabii ki bu işin olmazsa olmazı. Doğru anda doğru yerde olabilmek de zaman içinde geliştirebileceğimiz çok özel bir meziyet. Basit ama etkili kompozisyonlar oluşturmak sokak fotoğrafçılığında gerçekten fark yaratır. 

Her sokak fotoğrafçısı kendi tarzını bulma yolunda ilerlemelidir. Okuduğumuz kitaplar, izlediğimiz filmler, arkadaşlarımızla ettiğimiz sohbetler bile bizim fotoğraf tarzımızı etkiler. Zaman, eğer çok çalışırsak bizi çok daha iyisine götürür. 

Düşünsene sokaktasın ve akan bir hayat var. İnsanlar gündelik koşuşturmalarının içinde kaybolmuş yine. Ve sen onların bu rutin döngüsünü dondurup bir kompozisyon oluşturmaya çalışıyorsun. En güzeli de çektiğin fotoğraflar senden sonra da yaşamaya devam edecek ve yüzlerce yıl sonra o fotoğraflara baktıklarında insanlara günümüzü yansıtmış olacaksın. Resmen belge niteliğinde bu ve harika bir şey. Bir sürü kişi ile etkileşimde bulunmak ve hayatı akışında fotoğraflamak.Kalıcı bir miras bırakmak... Biz de yıllar önce çekilmiş fotoğraflara bakıp o günleri daha da detaylı hayal etmiyor muyuz ? O günler hakkında fikir ve bilgi sahibi olmuyor muyuz? 

Tabii ki sokak fotoğrafçılığında hayal kırıklığı yaşamak da ihtimaller dahilinde. Hayatın her alanında olduğu gibi yani. Mesela hızlı olmamız gereken durumlarda yeterince hızlı bir fotoğrafçı olamayabiliriz. Bu durumda ne yapacağız pes mi edeceğiz ? ASLA..."Pes etmek" bize en uzak eylem...Daha çok çalışacağız. Daha çok seveceğiz fotoğrafçılığı...Kompozisyon oluşturma yeteneğimiz zayıfsa; gözümüzü doğru bir şekilde eğitecek, eğitimler alacak, çevremizde olup biten her şeyi daha farklı görmeye ve yorumlamaya çalışacağız. 

Sonuç itibariyle fotoğrafçılıkta her şeyin başı çalışmak,pratik yapmak ve çok sevmekten geçiyor...Çok çalışın,çok pratik yapın ve çok sevin...Görün bakalım nasıl da değişiyor her şey...

 

Bahadır Arcan

28.06.2022

 

 

Etiketler
blog
blogger
fotoğraf
photography
streetphotography
bahadirarcan
bahadır arcan
sokakfotografciligi
Detaylı Bilgi İçin Arayınız