bahadirarcan39@gmail.com

TEKLİF AL
Ah Şu Fotoğraf Albümleri
Buradasınız: Anasayfa / Blog
7 Temmuz 2022, Perşembe
Ah Şu Fotoğraf Albümleri
Hadi şöyle bir eskilere dönelim...
Ah Şu Fotoğraf Albümleri

 

Çocukluğumda fotoğraf albümleri çok popülerdi. Hatırlayanlarınız vardır mutlaka. Hatta eve misafir geldiğinde hemen önlerine “ikram tadında” evdeki tüm fotoğraf albümleri yığılır ve hep birlikte saatlerce bakılırdı. Çaylar geldiğinde bardak içindeki kaşık, gözler fotoğraflardan bir an olsun ayrılmadan bulunur ve çay karıştırılırdı. Hatta bazen fotoğrafların içinde kaybolup dakikalarca karıştırılırdı o bardaklar farkında olmadan. Her fotoğrafın hikayesi misafirlere özenle anlatılırdı. Bazen kahkahalar kopar, bazen de yürekleri hüzün kaplardı. Göz yaşı düşerdi o fotoğrafların üzerine aramızdan erken ayrılanların ardından. Sonra tekrar bebeklik fotoğraflarına dönüş olurdu. Herkes bir anda kendini toparlar, hüzün ve göz yaşı bavullarıyla evi derhal terk ederdi. Şu an yaş itibariyle o kültüre denk gelmiş olanlar hemen fotoğraf albümü karıştırdıkları günlere geri döndü bile. Başkaydı o günlerin coşkusu. Günümüzde ise fotoğraflarımızı sosyal medya aracılığı ile tanıdık, tanımadık tüm insanlığa sunuyoruz. Ve çoğuyla hiçbir duygu bağımız yok. Hani deriz ya arada “Nerdeeeee o eski günler” diye…Gerçekten nerede o günler? Eski günleri arar olduğuma göre sanırım yaşlanıyorum :)

Fotoğraf albümü karıştırmayı deneyimlemiş biri olmak ne kadar kıymetli benim için bilemezsiniz. Şimdi bilgisayar başında fotoğrafları karıştırmak, hatta binlerce fotoğrafı karıştırmak, düzenlemek asla fotoğraf albümlerindeki “fotoğrafa dokunmak” hissini vermiyor. Evet gerçekten binlerce hatta on binlerce fotoğraf çekiyoruz. Işığı görmek için, acaba şöyle de çeksem güzel olur mu ki ve daha bir sürü sebep yaratarak hatta bazen makineden taramalı tüfek sesi çıkararak fotoğraf çekiyoruz. Eskiden cephane kısıtlıydı tabi. Filmdeki poz sayısı bitecek diye korkardık ne denemesi, ne ışığı test etmesi…Kırmızı, filmli bir Kodak fotoğraf makinesi vardı evimizde. Hiç poz israfı yapılmazdı filmli makinelerde. Seri çekim olayı zaten mümkün olamazdı. Düşünsene seri çekebildiğini, bir basıyorsun deklanşöre hemen film bitiyor :) Bir de filmde poz bitince film banyosu aşaması vardı. Küçükken fotoğrafçıya film banyoya götürüldüğünde fotoğrafların zarf içinde teslimi ki bu süre 4-7 gündü, adeta bir tören gibiydi benim için ve çok heyecanlı bir bekleyişti.  Fotoğraflar evde elden ele dolaşır kısa sürede herkes her fotoğrafa hızlıca göz atar ve sonrasında da en beğendiği fotoğraf üzerinde uzun incelemeler yapmaya başlardı. Tebessüm birden bire yüzlerde yuva yapardı adeta. İş yerlerinde görünür  bir yere bant ile yapıştırılırdı ya da tutturulurdu fotoğraflardan bazıları en beğenilenler arasından. Kalanlar itina ile albümlere yerleştirilirdi. Kolaj oluşturmak hassas işti. Yaratıcılık gerektirirdi. Bazen de albümün jelatini dikkatlice açılır ve bir fotoğraf içinden yavaşça çıkarılır, sonrasında da yine elden ele bir tur döner ve yerine geri yerleştirilirdi. O fotoğraf daha da çok duygu barındırırdı yüreklerde…

Fotoğrafların üzerine işaret parmağımızı koyup gösterirdik yanımızda oturanlara. Koldan dürtmeler olurdu istemsizce. "Bak bak şuna bak hatırlıyor musun bunu" diye… Albüm sayfalarını usulca çevirirdik. Bu çevirme esnasında çevrilmekte olan sayfadaki bazı fotoğraflar ile göz temasımız son saliseye kadar devam ederdi. Sanki sayfayı geri çevirme joker hakkımız yokmuş gibi…

Bebekken çekilmiş bir sürü fotoğrafım var benim. Çocukluğumda da durum aynı. Arada bakıyorum albümlere de ne güzel günlermiş. Çok büyük şanstı evde fotoğraf makinesi olmuş olması. Filmli, kompakt kaç tane fotoğraf makinem oldu. Bu makinelerde kaç pilin canına okudum belli değil. Elim hep sıcaktı yani fotoğrafa. Son 5 yıldır profesyonel fotoğraf makinesi kullanmama ve yüzbinlerce fotoğraf çekmiş olmama rağmen çekilmiş olduğum fotoğraf sayısı çok az artık. Neden böyle oldu ki şimdi. Ne güzel bebeklik ve çocukluk ve gençlik döneminde bir sürü fotoğrafım çekilmişti. Demek ki yavaş yavaş kameranın önünden kameranın arkasına geçmişim. Kendimi ihmal etmişim. Ama yine de fotoğrafçı arkadaşlarıma sesleniyorum buradan. Arada çekin fotoğrafımı yahu ;)

Bayrama sayılı günler kala sizleri o fotoğraf albümlerinin olduğu döneme götürmek istedim. Hani bayram tatilinde belki de eskilere dönmek ister ve çıkarırsınız fotoğraf albümlerinizi uzun süredir sakladığınız yerden…Sanırım ben öyle yapacağım...

 

Sevdiklerinizle mutlu, huzurlu, sağlık dolu bir bayram geçirmeniz dileğiyle…

 

Bahadır Arcan

07.07.2022

Etiketler
blog
blogger
bahadirarcan
bahadır arcan
text
yazı
fotoğraf
photography
photographer
album
Detaylı Bilgi İçin Arayınız